Vicdani Ret

Vicdani Redlerini Açıklayan Anarşist Gençler

 

Savaşı, Otoriteyi, Militarizmi, Emretmeyi, İtaat etmeyi REDDEDİYORUZ!


DENİZ BENOL
Ben bir lise öğrencisiyim. Yılın belli günleri kışlaya benzeyen okullarda sözde bilgi adına yıllardır eğitiliyorum. Eğitiliyorum, beni eğitiyorlar çünkü daha itaatkar olmamı istiyorlar. Devlete asker, kapitalizmede köle yapılmak isteniyorum. Doğuştan zorunlu vatandaşı olduğum bu devlette çıkarları için savaşmakta, kardeşi kardeşi ile savaştırmaktadır. Bu savaşın ve bu devletin tüm savaşların ve tüm devletlerin askeri olmayı reddediyorum. Tüm devletlerin terörist tüm orduların katil olduğunu düşünen bir anarşist olarak bu kurumları ve yaptırımlarını reddediyorum. Vicdani reddimdir.

İLYADA ERKUŞ
Ben 15 yaşında bir liseliyim. 7 yaşımdan 15 yaşıma kadar militarist eğitimi zorunlu olarak gördüm.Anarşistim ve antimilitaristim.Benim yaşımda bu adaletsiz savaşta bir çok genç öldü. Ceylan Önkol benim yaşımda öldürüldü. Askeri havan topunla öldürüldü.Niceleri bu savaşta bu yüzden öldü ve öldürüldü. Ben ise daha fazla Ceylanlar ve gençler öldürülmesinden ise ezenlere karşı her zaman ezilenlerin tarafından olacağımı bildirir ve vicdani rettimi açıklarım.

DİDEM DENİZ ERBAK
Ben 18 yaşında bir kadınım. Asker değilim fakat asker olma durumunu uzun süredir yaşıyorum. Daha çocukken erkek arkadaşlarımın ellerine verilen oyuncak silahlarla ve giydirilen asker kıyafetleriyle hayatıma girdi militarizm. Şimdi ise okulumda askerliğin en önemli unsuru olan emre itaat etmek öğretiliyor. Okullarda( kışlada denilebilir) birer asker gibi sıraya girip, rahat – hazır ol komutlarıyla beraber Türk olmanın onuruna vardıktan sonra 6 saatimi geçireceğim koğuşdan bozma sınıflara sokuluyorum. Hergün yaparken bunu yavaş yavaş gelişmeye başlıyor itaat kültürü. İktidarlar sırf davranışlarımızla itaat etmemizi değil, düşüncelerimizle de itaat etmemizi istiyor. Tarih derslerinde Kurtuluş Savaşının zaferini, Osmanlı padişahlarının insanların kafasını kesmesini meşru bir şeymiş gibi kafamıza sokmaya çalışıyorlar. Büyük katliamlar zafer, cinayetler hainleri engellemek oluyor. Tıpkı yıllardır T.C devletinin bu topraklarda halklar üzerinde yaptığı katliamlar ve cinayetler gibi. Okullarda yapılan milliyetçi propangadayla bu durumu bizler için meşru hale getirmeye çalışıyorlar. Bu meşruluk öldürmenin ve ölmenin meşruluğu. Sadece okullarda değil televizyonların kanallarında yayınlanan ana haber bültenlerinde şehit analarının ağlamaları, babaların “vatan sağolsun” diye bağırmaları arabesk müzik eşliğinde bizleri etkilemeye hazır bir halde önümüze sunuluyor. Devlet okul, televizyon gibi propaganda araçlarıyla yavaş yavaş kafamıza girmeye çalışıyor ve bizleri itaat edecek ve tabi ki gerektiğinde de silah alıp gözümüzü kırpmadan ateş edecek askerler haline getirmeye çalışıyor.
Ben anarşist ve anti-militaristim.
Ne bu itaat kültürünün bir parçası ne de iktidarların savaşlarının piyonu olacağım. Her daim iktidarların ezilenlere karşı sürdürdüğü savaş karşısında ezilenlerle birlikte mücadelemi vereceğim. Ölmeyi, öldürmeyi ve iktidarlara itaat etmeyi reddediyorum.

FURKAN ÇELİK
Ben 1992 yılında bu topraklarda doğdum ve yaşıyorum.Yaşadığım toprağın sahibi bir devlet, herhangi bir devlette olabilirdi ama bu devletin adı Türkiye Cumhuriyeti. Bu devletin belirlediği sorumluluklar var ve bunları yerine getirmemi istiyorlar.
Bu sorululuklardan birisi de ölme ve öldürmenin sanatı askerliği öğrenmem ve uygulamam. Ben devletin benden istediğini yapmayacağım. Benim bir sahibim olduğunu düşünmüyorum. Ölmeyi öldürmeyi, emretmeyi, itaat etmeyi kabul etmiyorum. Çünkü ben bunların olmadığı bir dünyaya inanan ve bunun için mücadele eden bir Anarşistim. Bu devletin elime verdiği silahı tutmayacağım, askere gitmeyeceğim.

CEM TURGUT
Ben 1995 dogumlu,anarsist ve anti militarist Cem. Kalemin kılıçtan daha keskin olduguna inanan Cem. Hepinizi devrime,özgürlüğe ve insanlığa olan büyük aşkım ve inancımla selamlıyorum. Bugün orda aranızda olmak ve sizinle haykırmak isterdim özgürlük arzumu. Doğduğum günden beri bir şeylerin ters gittiğinin farkındayım. Tek tip kıyafetler giyerek gittiğim o hapishanede bizim gibi olmayanların kötü olduğunu ve ölmeleri gerektiğini öğrenmek yerine oyunlar oynamak isterdim sokağımda,hem de bizden olmayanlarla… 11 yıl boyunca her gun gittim o hapishaneye ve hala gidiyorum. Birkaç yıl sonra daha kötüsü olan kışlaya gelmemi ve bizden olmayanlari acımadan,sorgulamadan öldürmemi isteyecekler benden. Vicdanım buna el vermiyor! Kimse için ölmek ve öldürmek istemiyorum! Ben tüm insanlarla birlikte gün batımını izlemek,şarkılar söylemek ve hayatı paylaşmak istiyorum! Herkesi sevgiye,barışa ve özgürlüğe davet ediyorum. Vicdani reddimdir.

OKAN ŞAHİN
Devletin otoriter ve militarist baskısıyla eğitilen bir lise öğrencisiyim. Her gün gitmek zorunda olduğum okulda; öğretmenlerin otoritesiyle, disiplin yönetmelikleriyle beni bu devlete itaat edecek, yeri geldiğinde bu devlet için öldürecek ve ölecek bir birey haline getirmek istiyorlar. Fakat ben bir anarşistim. Tüm canlıların doğanın bir parçası olduğu, otoritesiz ve adaletli bir dünyada özgürce yaşamak istiyorum.Ordudaki hiyerarşik, emir-itaat düzenini ve özgürlük mücadelesi veren kürt kardeşlerimi öldürmeyi reddediyorum, vicdani reddimi açıklıyorum.

OĞUL AKDOĞAN
Vicdani/Total Reddimdir.
Ben oğul akdoğan.liseden yeni mezun olmuş bir anarşistim.Devlet beni 12 yıl zorunlu eğittikten
sonra,kapitalizmin entegrasyon merkezi olan üniversiteye göndermeye çalışmıştı.Üniversiteyi ve onun sahte özgürlüğünü reddettim.Aynı devlet şimdi beni askere göndermeye,kardeşlerimi öldürtmeye çalışıyor.Ve ben yine reddediyorum.İster orduda,ister okulda ister başka bir yerde olsun;her yerde aynı köleleştirme politikasını izleyen,ama farklı yöntemler kullanan devletin her türlü tahakkümünü reddediyorum.
Kuşaklardır, ezilenler efendilerin savaşlarında piyon olarak kullanılıyor.
Parası olan zenginler bedelli ile askere gitmezken, bizim gibi parası olmayanlar, yoksullar, ezilenler ölüme gönderiliyor. Bu yüzden ne bedelli olacağım ne de bedel ödeyeceğim. Ezenlerin karşısında her zaman ezilenlerin saflarında yer alacağım.

ABDULMELİK YALÇIN
Merhaba, ben abdulmelik yalçın 17 yaşında bir liseliyim. Şuan askeri cezaevinde olan Muhammed Serdar Delice için vicdani reddimi açıklıyorum. Muhammed Serdar Delice 1 aydır cezaevinde ve 7 gündür 2 kişilik bir koğuşta tutuluyor. 1 aylık ceza evi sürecinde hakaretlere, dayaklara ve işkenceye maruz kalıyor. Delice reddini açıklarken söylediği gibi bende ölmeyi ve öldürmeyi ret ediyorum.
Çünkü ben insanım, vicdanlıyım ve Ret Ediyorum

YUSUF AKŞEKER
Merhaba arkadaşlar,
Vicdani ret beyanımdır. Ben yusuf akşeker, 19 yaşındayım bu topraklarda doğdum ve yaşıyorum. Bu topraklarda yaşayan insanlar on yıllar boyunca kanun ve bir takım ilkeler hasebiyle zulüm gördü, acı çekti, baskı altında bırakıldı ve bu durum pek değişmedi.
Halkın büyük çoğunluğunu oluşturan kesime “şehitlik” gibi “peygamber ocağı” gibi tabirlerle yaklaşıldı ve din istismar edilerek askeri zihniyet empoze edildi. Cumhuriyet döneminde militer kafa yapısına açık olan halk da askeri bağrına bastı ve ona “mehmetçik” dedi.
Bir müslüman olarak bu savaşçıl kimliği islamiyet ile bağdaştıramayız. Bunu ne imanım nede vicdanım kaldırır.
Gelgelelim 30 senedir bu beldede insanlar birbirini kırmaktadır. Şahsen bu kirli savaşta vefat edenleri ne kahraman nede şehit olarak görüyorum.Annelerin üzülmemesinden yanayım. Her gün, her saat savaşan iki tarafında düzenlediği bitmez, tükenmez operasyon ve pusular savaşın acımasızlığını avaz avaz bağırmaktadır adeta
Oysa ki çözüm ve intikam ne kanda nede silahta.
Bir savaş karşıtı anarşist olarak öncelikle bu savaşta taraf olmayı reddediyorum. Bıktık bu militarist, faşist zihniyetten..
Bu yüzden
– İnsana yakışmayacak şekilde muamele görmeyi ve etmeyi
– askeri otorite altında ıslak edilmeyi
– emir almayı ve vermeyi
– 318. maddeyi ve beni asker yapmaya çalışan tüm yasa ve tüzükleri
Tc ordusunda herhangi bir amaçla da olsa bulunmayı bir müslüman olarak vicdanen reddediyorum!
Dünyanın birçok yerinde zulüm ve sefalet boy gösterilken kardeşin kardeşini bir hiç uğruna kırmasını, silaha böylesine yatırım yapılmasını Amerikanın uşaklığının yapılmasını bu deli gönlüm kattıyyen kabul etmez.
Vicdani olan bu sese kulak verir, vicdani olan bu sesi insanlara duyurur, gazetesinde yazar silahı lanetler.
Son olarak ordudakilere, dağdakilere, siyasetçilere ve savaşı kıtsayan herkese hakkımı helal etmiyorum.
Kimse kimseyi öldürmesin. Ve de hayatında hiçbir suç işlemediğine dair inanca sahip olduğum müslüman kardeşimiz, abimiz Muhammed Serdar Delice de derhal serbest bırakılsın.
Hak ve anarşi aşkına..

UĞUR AKBAŞ

Ben Uğur AKBAŞ. Lise son sınıf öğrencisiyim.

İnadına REDDEDİYORUM!

Asker olup ölmeyi,öldürmeyi

Okullarda devletlerin katliamlarının tarihi ile eğitilmeyi

Devletlerin kendi çıkarları için savaşlar çıkartıp halkları katletmesini

Polisin gaz bombalarıyla halka saldırmasını REDDEDİYORUM.

Devletin şiddetine,baskılarına,yasaklarına,gaz bombalarına karşı yılmayacağım,pes etmeyeceğim,mücadele etmekten vazgeçmeyeceğim.

İnadına DİRENECEĞİM!İnadına LAF’ımı söyleyeceğim.

Bir anarşist olarak inadına vicdani reddimi açıklıyorum.